MEKKE-İ MÜKERREME VE MEDİNE-İ MÜNEVVERE'DEKİ ZİYARET YERLERİ
- Detaylar
- Kategori: Genel Bilgiler
MEKKE-İ MÜKERREME VE MEDİNE-İ MÜNEVVERE'DEKİ ZİYARET YERLERİ
MEDİNE-İ MÜNEVVERE ZİYARETİ
MEDİNE-İ MÜNEVVEREYİ ZİYARET
Müslümanın İslami duyarlılığını daha da artıracak olan bu kutlu yolculuk, gerçekten Cenab-ı Hakk’ın rızasını kazanmanın önemli bir vesilesidir. Cenab-ı Hak, Peygamberini ziyarete gelenleri sever ve onların, onun huzurunda yapacakları duaları geri çevirmez. Hz. Peygamber de kendisini ziyarete gelenlere şefaat edeceğini bildirmiştir. Yolculuk esnasında, bol bol salatu selam getirilmeli ve Medine’ye yaklaştıkça bu daha da artırılmalıdır. Hacı, bu ziyaretin sıradan bir ziyaret olmadığını düşünerek büyük bir tevazu, saygı ve vakarla Medine’ye girmelidir.
MESCİD-İ NEBİ'Yİ VE HZ.PEYGAMBERİN KABRİNİ ZİYARET ETMENİN ÖNEMİ
Medine-i Münevvere, İslam nurunun yeryüzüne yayıldığı Peygamber şehridir. Her karışı, İslam’ın aydınlığını insanlığa ulaştıran Allah Rasûlünün ve Sahabenin hatıralarıyla doludur. Medine-i Münevvere bu güzel insanların gelip geçtiği ve pek çoğunun bağrında yattığı kutsal şehirdir. Bu sebeple büyük bir engel olmadığı sürece hacıların, Medine’ye giderek Hz. Peygamberin kabrini ziyaret etmeleri ve mescidinde namaz kılmaları büyük önem taşır. Bu ziyaret İslâmî duyarlılığın bir göstergesidir.
MESCİD-İ NEBEVİ
"Mescid-i Nebî",Hz. Peygamber’in Mekke’den Medine’ye hicret ettikten sonra ilk iş olarak inşa ettiği camidir. "Mescid-i Nebî" , Peygamber Mescidi demektir. İçinde namaz kılmak üzere uzak yerlerden yola çıkılacak üç mescitten biridir.
Bu üç mescidin diğer ikisi ise, "Mescid-i Haram" ve "Mescid-i Aksa" dır. Mescid-i Nebî’nin içinde namaz kılmak çok sevaptır.
Mescid-i Nebî ve Hz. Peygamber’in kabrini ziyaret ederken adaba riayet edilir. Mescid-i Nebî’yi ve Hz. Peygamber’in kabrini ziyaret etmek isteyen kimse abdest alır, mümkünse gusleder ve temiz bir kıyafet giyinir.
Ziyarete giderken yol boyunca çokça salevat-ı şerife getirir. Mescid’e vardığında mümkünse "Babu’s-Selam" dan sağ ayağını atarak edep ve tevazu ile içeri girer. Girerken Kerahat vakti değilse iki rek’at "Tahiyyetu’l Mescid" namazı kılar. Bu namazı mümkünse "Ravza-i Mutahhara" da kılar. "Ravza-i Mutahhara", Hz. Peygamberin kabri ile minberi arasında kalan kısımdır.
Hz. Peygamber çoğu zaman namazlarını burada kılardı. Hz. Peygamber: "Evimle minberim arası, cennet bahçelerinden bir bahçedir." buyurmuştur. Edep ve sükunetle Hz. Peygamber’in kabrine yaklaşır. Başı hizasına gelerek yüzünü Hz. Peygamber’e çevirir. Alemlerin sevgilisi Hz. Muhammed’in huzurunda olduğunu düşünür, kendisini görmekte ve sözlerini işitmekte olduğunun şuur ve idraki içinde:
"Es-Selâmu aleyke yâ Rasûlallah, Es-Selâmu aleyke yâ Habîballah, Es-Selâmu aleyke yâ Nebiyyallah, Es-Selâmu aleyke yâ Hayre Halkillah, Es-Selâmu aleyke yâ Hâteme’n-Nebiyyîn, Es-Selâmu aleyke yâ Seyyide’l-Mürselîn" şeklinde selâm verir, dua eder.
Hz. Peygamber’in huzurunda yapılan duaları Allah’ın geri çevirmeyeceğini düşünerek ihlas ve samimiyetle içinden geldiği gibi dua eder. Sonra bir metre kadar sağ tarafa ilerleyip Hz. Ebu Bekir’in başı hizasında durarak:
"Es-Selâmu aleyke yâ Ebâ Bekri’s-Sıddîk, Es-Selâmu aleyke yâ Halifete Rasulillah, Es-Selâmu aleyke yâ Sahibe Rasulillah" şeklinde selam verir, dua eder. Daha sonra bir metre kadar daha ilerleyip Hz. Ömer’in başı hizasında durur. Ona da: "Es-Selâmu aleyke yâ Ömer, Es-Selâmu aleyke yâ Emire’l-mü’minîn, Es-Selâmu aleyke yâ Faruk"şeklinde selâm verir, dua eder.
Bundan sonra mescidde uygun bir yere çekilerek bol bol dua edilir. Peygamberimizin kabri ziyaret edilirken, yüksek sesle bağırılmaz; hürmeti bozan, edebe aykırı davranışlarda bulunulmaz; duvarlara ve demir parmaklıklara el sürülmez; bunlar öpülmez, etrafında tavaf yapılmaz, karşısında eğilinmez, secde edilmez. Bütün bunlar bid’at ve mekruhtur. Medine’de kalınan süre içinde namazların Mescid-i Nebî’de kılınmasına özen gösterilir.
Halk arasında, Medine’de sekiz gün kalıp kırk vakit namaz kılmanın gerekli olduğu kanaati yaygındır. Ancak İslami kaynaklarda bu konuda bir hüküm mevcut değildir. Medine’den ayrılırken Hz. Peygamber tekrar ziyaret edilerek dua ve salatu selamlarla Medine’ye veda edilir.
CENNETÜL BAK-İ
Mescid-i Nebî’nin doğu tarafında bulunan Baki Mezarlığını ziyaret etmek müstehaptır.
Peygamber Efendimizi görme şerefine nail olan, sesini duyan, onunla namaz kılan ve İslâmiyet uğrunda hiçbir fedakarlıktan çekinmeyen on bin civarında sahabi bu mezarlığa defnedilmiştir.
Üçüncü halife Hz. Osman, Hz.Abbas, Hz.Aişe, Hz. Fatıma, Sad b. Ebi Vakkas, Hz.Hasan gibi sahabe ile İmam-ı Malik gibi Tabiundan bir çok büyük zevat burada bulunmaktadır. Mezarlığın içerisine girmek şart olmamakla birlikte kapısı açık olduğunda içeri girilerek; kapalı olduğunda dışardan ziyaret edilebilir. Ziyarette orada yatanlara selâm verilir ve dua edilir.
İsteyenler Dua kitabındaki mezarlıkları ziyaretle ilgili selâm ve duayı okuyabilirler.
Peygamber Efendimiz zaman zaman Baki Mezarlığını ziyaret eder ve orada medfun bulunan mü’minler için dua ederdi.
KUBA MESCİDİ
Peygamberimiz Hz. Muhammed, Mekke’den Medine’ye hicretleri esnasında, Medine’ye 5 km. mesafede bulunan Kuba’da 14 gün kalmıştı. Bu süre içinde Peygamberimiz orada bir mescid inşa etti ve burada namaz kıldı. Kur’an-ı Kerim’de takva üzere yapıldığı bildirilen ve İslâm âleminde cemaatle namaz kılınmak için yapılan ilk mescid budur. Kuba Mescidini ziyaret etmek ve burada iki veya dört rekat namaz kılmak müstehaptır. Bu mescidin ziyareti ile ilgili olarak Hz. Peygamber şöyle buyurmaktadır: "Kim evinde güzelce temizlenip abdest aldıktan sonra, başka maksatla değil de sadece namaz kılmak için Kuba Mescidine giderse umre sevabı alır."(12) Hz. Peygamber sağlığında, Cumartesi günleri Kuba Mescidini ziyaret eder ve burada namaz kılardı.
KIBLETEYN MESCİDİ
İslam'ın ilk yıllarında namazlar, Kudüs’te bulunan Mescid-i Aksa’ya doğru kılınıyordu. Peygamber Efendimiz Kıble’nin Kâbe olmasını, yani namazların Kâbe’ye dönülerek kılınmasını çok arzu ediyor ve bu konuda Allah’tan gelecek emri bekliyordu. Hicretten 18 ay kadar sonra Şaban ayının 15. günü (Berat Kandilinde) Hz. Peygamber, Seleme oğulları mahallesinde öğle veya ikindi namazının farzını kıldırdığı esnada, ikinci rekatın sonunda aşağıdaki âyet-i kerime indi: "... Seni elbette, hoşlanacağın kıbleye döndüreceğiz. O halde hemen Mescid-i Haram’a (Kâbe’ye) doğru dön. (Ey mü’minler) siz de nerede olursanız olun, (namazda) oraya doğru dönün. (13)
CUMA MESCİDİ
Peygamberimiz Hz. Muhammed'in Medine'ye gelirken durduğu Rânunâ denilen yerde, öğle namazı vakti gelmişti. Burada yanında bulunanlarla birlikte Cuma namazı kıldı ve hutbe okudu. Peygamberimizin ilk defa kıldığı Cuma namazı budur. İlk okuduğu hutbe de burada okuduğu hutbedir. Şimdi bu yerde "Mesci-i Cuma" adıyla büyük bir cami bulunmaktadır.
EBUBEKİR MESCİDİ
Bu Mescidin olduğu alan, Efendimiz (s.a.v.)’in bayram namazlarını kıldırdığı yerlerdendir.
Ebû Bekir (r.a.) de Efendimiz (s.a.v.)’e uymak için bayram namazlarını burada kılmıştır. Mescidi Gamame’ye 40 m mesafededir.
“Mescid-i Musalla'nın kuzeybatısındaki Amidiyye so¬kağının başındadır. Hz. Ebu Bekir halifeliği sırasın¬da burada bayram namazı kıldırdığı için bu adı al¬mıştır. Bu yerde Hz. Peygamber de bayram namazı kıldırmıştır. ilk defa Ömer b. Abdülaziz tarafından inşa edilen mescid, 1838'de Sultan II. Mahmud ta¬rafından yenilenmiştir. 1990'da tamirattan geçirilen ve 292 m2'lik bir alanı kaplayan mescid halen Os¬manlı mimari tarzını korumaktadır.”
Ebubekir Mescidi
GAMAME MESCİDİ (BULUT MESCİDİ)
Medine'de Rasulullah (sas)'in istiska (yağmur isteme) namazı kıldığı ve namaz biter bitmez yağmurun yağmaya başladığı bölgede sonradan yaptırılan mescidin adı Gamame Mescidi'dir.
MEKKE-İ MÜKERREME ZİYARETİ
DOĞDUĞU EV
Hz. Peygamberin (S.A.V.) doğduğu evin yerine yapılmış olan ve bugün kütüphane olarak kullanılan ev.

CİN MESCİDİ
Cin Mescidi, Cin Sûresi’nin indiği yerde inşa edilmiş olan mescittir.
AKABE BİAT YERİ
Akabe Biatları 621-622
Hz. Peygamber Mekke döneminde bir çok zorluklarla karşılaştığı halde davetten hiçbir zaman vazgeçmez. Haram aylarda ticaret ve ibadet için Arabistan’ın diğer bölgelerinden Mekke’ye gelen kavimlerden bir çok kişi Hz. Peygamber tarafından İslam’a davet edilir. Mekke’de bunalan İslam’ın dışa açılmasının zamanı da gelmiştir artık.
Mekke’ye dışarıdan gelen kabilelerin İslam’a davet edilmesi çerçevesinde görüşmeler sürerken Medine’den gelen altı kişilik bir gurup Mekke yakında ki Akabe’de mevkiinde Hz. Peygamber’i dinledikten sonra müslüman olurlar. Medine’ye döndüklerinde girdikleri yeni dini, yakınlarına anlattıklarında onlar da müslüman olur. Ertesi yıl Medine’den 12 müslüman Mekke’ye gelip Akabe’de Hz. Peygamber’e;‘Allah’a ortak koşmayacaklarına, hırsızlık ve zina yapmayacaklarına, çocuklarını öldürmeyeceklerine, iftira etmeyeceklerine, Hz. Peygamber’e itaat edeceklerine’ dair söz verirler. Hz. Peygamber’den Medine’de kendilerine dini öğretecek, namaz kıldıracak bir öğretmen isterler. Hz. Peygamber de Musab b. Umeyr’i görevlendirerek yanlarına katar. Bu olaya I. Akabe Biatı denir.( 621)
Bu durum Medine’de sevinçle karşılanır ve her geçen gün müslümanların sayısı artar. Ertesi yıl Mekke’ye 2si kadın olmak üzere 75 müslüman gelir ve yine Akabe’de Hz. Peygamber’le ahitleşirler. Buna da II. Akabe Biatı denir.(622)
Bu biat sırasında Mekke’de müşrik işkencelerinden kurtulmak isteyen müslümanlar için yavaş yavaş Medine’ye gitme kararı da alınır. Medineli müslümanlar Akabe’de Mekkeli müslümanları koruyacaklarına dair de söz verirler. Medineli müslümanlar Medine’deki iki Arap kabilesi olan Evs ve Hazrec’e mensupturlar.
HİRA DAĞI
Hira Dağı - HzPeygamber’e ilk vahyin geldiği yer olan bu mağara, Nur Dağının tepesinde bulunmaktadır.
SEVR MAĞRASI
Sevr Mağrası - Hicret esnasında, Hz. Peygamber ile Hz. Ebu Bekir’in gizlendikleri mağaradır. Sevr Dağında bulunmaktadır.
HİRA MAĞRASI
Hira Mağrası - HzPeygamber’e ilk vahyin geldiği yer olan bu mağara, Nur Dağının tepesinde bulunmaktadır.
MÜZDELİFE
Müzdelife – Meşar-il Harem mescidi
MİNA - HAYF MESCİDİ
Mina'da bulunan Hayf mescidi Selahaddin tarafından yaptırılmış, daha sonraları 1467 yılında Memluk Sultanı Kayıtbay tarafından yeniden inşa ettirilmiştir.
ARAFAT VE CEBELİ RAHME
Mekke'nin yirmi kilometre uzaklığında ve doğusunda bulunan bir dağ. Aynı adı taşıyan ova içinde yaklaşık yetmiş metre kadar yüksekliktebir tepe görünümündedir. Tepeye koyu yeşil taş yığınları hakimdir. Arafat'a "Cebelü'r-Rahme" (Rahmet Dağı) de denir.
Hac ibadetinin rükünlerinden biri olan vakfenin yapıldığı yer olmasından dolayı büyük bir önem taşımaktadır.
|
|
Şüphesiz, Safa ile Merve Allah'ın sembollerindendir. Onun için her kim Hac veya Umre niyetiyle Ka'be'yi ziyaret ederse, tavafı bunlarla yapmasında ona bir günah yoktur. Her kim de gönlünden koparak bir hayır işlerse, şüphesiz Allah, mükafatını veren ve her şeyi bilendir. (Bakara 158) |






